SON DAKİKA
Tarih : 2026.01.02 15:53:22

Milenyum’un Kurbanı Martıları Unutmayalım

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN.

ÇEYREK ASIR ÖNCE MİLENYUM’DA YAŞADIKLARIMIZ DERS OLSUN…

MLENYUM’UN KURBANI MARTILARI UNUTMAYALIM…

Yeni bir yıla girdik. Sıkıntılı günler geçirdik, hala daha geçiriyoruz. Bu yüzyıla başladığımız gece yani 1999-2000 gecesi ve adı Milenyum olan o geceden bu yana tam 25 yıl geçti. İşte o gece yaşananlar, bu yüzyılın nasıl geçeceğinin adeta işaret fişeği gibiydi. Nedense bir anda aklıma, o gece telef olan yüzlerce martının başına gelenleri yazmak geldi. Ömür, su gibi akıp gidiyor. Hatırlarsanız, 1999 yılını 2000’e bağlayan gece, yani “Milenyum” adı verilen, bin yıllık bir dönemin kapanıp yeni bir bin yıllık dönemin başladığı geceydi. Bilgisayarların çökeceği, bunun da başta uçaklardan bankalara kadar büyük etkileri olacağı endişesi yaşandı. O gece için bilgisayarların programlarında tarih olarak yalnızca son iki rakamı algıladıkları için 2000 yılına girildiği anda bunu 1900 olarak algılayacakları korkusu vardı. İşte o anda pek çok bilgisayar tarihi 1900 gibi algılayacak ve bu mantık hatası sebebiyle de sıkıntılar yaşanacak endişesi vardı. Korku dağları aşmıştı. Anlayacağınız bilgisayarlar insanoğluna hakim olmaya başlamıştı. Günümüzde de bunu “Yapay Zeka Hakimiyeti” olarak görmeye başladık.

GELELİM BİZİM MARTILARIN HİKAYESİNE.

Soğuk bir geceydi. Her kes görevinin başında heyecanla bekliyordu. Atatürk Havalimanı’nın özel uçakların kullanılan terminali olan Florya tarafındaki “Genel Havacılık Terminali”, Sefaköy’ün yükseltisi nedeniyle iklim olarak ana terminale göre biraz daha ılımandı. Havalimanımızın olmazsa olmazı martı kuşları da sürüler halinde Genel Havacılık terminalinin arka bölümündeki eski ve hurdaya çıkmış uçakların arkasındaki boşlukta tüneyerek geceyi geçiriyorlardı. Çok sakin bir geceydi. Bir saatten fazla süredir uçak da uçmuyordu. DHMİ komşu ülkelerin de yaptığı uygulamayla gece yarısı bir saat kadar uçuşları durdurmuştu.

HABERCİLERİN HELİKOPTERLERİ.

Milenyum nedeniyle uçaklar uçmuyordu ama insanlar kitleler halinde sokaklarda eğleniyordu. İşte bunu fırsat bilen 3 TV kanalı gece eğlencelerini, özellikle Taksim’deki festivali görüntülemek için helikopter kiraladılar. Kameraman ve muhabirler Genel Havacılık Terminaline gelip tüm hazırlıklarını yaparak helikopterlerine bindiler. 3 helikopter bir anda arka arkaya çalışmaya başladı. Gece yarısı Genel Havacılık terminalinde kıyamet koptu. Helikopterler kent merkezine uçarken martılar da büyük panik yaşadı. Yaşanan aşırı gürültü nedeniyle, uyku moduna geçmiş yüzlerce martı aniden havalandı ve gündüz gezindikleri ve bildikleri bir mekan olan uzun pistin başına kondular. Pist çimlere göre daha sıcaktı. Uçak iniş ve kalkışı da olmadığı için de bölgeyi emniyetli gördüler. Burada konaklayıp tekrar uykuya geçtiler.

KADER AĞLARINI ÖRÜYOR.

Milenyum saati geçti. Korkulan hiçbir şey olmadı. Hayat tekrar normale dönmeye başladı. Havalimanı’ndaki tüm görevliler de rahatlamıştı. İlk uçak saat 01.30’da havalanacak olan Türk Hava Yolları’nın (THY) İstanbul’dan Güney Afrika’ya, Cape Town’a gidecek dev Airbus A340 uçağıydı. Milenyum’un Atatürk Havalimanı’ndan kalkacak olan TK 44 sefer sayılı uçağı yolcularını aldı ağır ağır pist başına geldi. Saat tam 13.30’da tekerleklerini çeken 4 motorlu Airbus büyük bir homurtuyla kalkarken aynı anda pist başında toplanmış binlerce martı da havalandı. İşte ne olduysa o anda oldu. Çok sayıda martı kuşunun içinde geçmesine rağmen uçağın önce sadece tek motoru sinyal veriyordu. Pilotlar önce arızayı başka yerde aradı. Bir süre yola devam eden uçağın iki motoru daha sinyal verince, pilotlar geri dönme kararı aldı. Kaptan pilot uçuş kulesine TK-44’ün kalkışta kuş sürüsüne girdiğini bu nedenle de geri döneceğini bildirdi.

“ACELE DOZER LAZIM”

THY Kaptanının bu anonsu üzerine uçuş kulesi, yer görevlilerine bilgi vererek Cape Town’a giden uçağın kalkışta kuş sürüsüne girdiğini ve bu nedenle de geri döneceğini bildirerek pistte temizlik yapılmasını istedi. Bunun üzerine piste giren temizlik aracındaki görevliler, pist başına geldiği anda karşılaştıkları manzara karşısında dondular. Pist üzerinde öyle birkaç kuş değil. yüzlerce martı ölüsü vardı. Bunların normal temizlik aracı ile temizlenmesine imkan yoktu. Temizlik sorumlusu bunun üzerine o tarihi anonsu yaptı; “ Pistteki martı ölülerini temizlemek için dozer lazım. Bu kadar ölü kuş ancak kepçeyle temizlenir. Mümkünse acil olarak pist başına bir dozer gelsin” İşin vahameti o anda anlaşıldı. Bir anda o gece Milenyum nedeniyle evlerine gitmeyen ve görevde olan DHMİ’nin ve THY’nin tüm müdür ve memurları pist başına koştular. İnanılmaz manzaraydı.

Böyle bir olayı şimdiye kadar yaşamamışlardı. Kendileri yaşamadığı gibi, kimsenin de yaşadığını sanmıyorlardı. İnsanlar dozer gelene kadar bir süre şok halinde bu fecaati izledi. İnanamıyorlardı. Bir uçak nasıl olur da bu kadar kuşu telef edebilirdi. Ama olmuştu. Biraz sonra bir dozer geldi ve önündeki kepçesiyle tam üç seferde yine oraya getirilen bir çöp arabasına martı ölülerini bıraktı.. Daha sonra itfaiye aracı geldi ve çok geniş bir alanı yıkadı ve temizledi. İşte ünlü Milenyum o gece bilgisayarlara yapamadığını yüzlerce martıya yaptı, onları telef etti. Yani gücü martılara yetmişti. O geceyle ilgili olarak Genel Havacılık’tan kalkan TV kanallarının yaptığı magazin haberlerinin dışında, Havalimanı Muhabirleri de şu haberi geçti: “ Güney Afrika’nın Cape Town kentine gitmek üzere İstanbul’dan hareket eden, “ Hakkari” adlı Airbus 340 tipi uçağı, martı sürüsüne girince geri dönerek zorunlu iniş yaptı” Bir dahaki milenyum insanlık yaşarsa, yani 3000 yılında.

O zaman yaşayacak olanlar, sizler olsun martılara dikkat edin. Evet, dostlar yeni yüzyılın ilk anlarında bu kötü olayı yaşadık. Bu belki de yukarıda dediğim gibi bir işaret fişeğiydi. Öyleyse insanlarımızı üzmeden, ekonomik olarak onları rahatlatacak güzel kararlar alarak, üzerimizde ki bu martı laneti ile başlayan sıkıntıları da rahatlıkla atlatabiliriz.

HEPİNİZE İYİ SENELER DİLİYORUM…

Yazarlar