Tarih : 2026.03.24 17:10:33Ulaştırma Bakanı Sayın Uraloğlu’na Açık Mektup
SAYIN ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANIM ABDÜLKADİR URALOĞLU, BANTTAN ÇIKACAK İLK HIZLI TRENİN ADI ‘MİTHAT BAYRAK’ OLURSA ÇOK YAKIŞIR…
BAKIN NEDEN Mİ?
MİTHAT BAYRAK, MELBOURNE VE ROMA OLİMPİYATLARI’NIN GREKOROMEN DALINDA, 73 KİLODA ALTIN MADALYALI, İKİ KEZ ŞAMPİYON OLAN VE BU FABRİKANIN DA BOYAHANE BÖLÜMÜNÜN İLK İŞÇİLERİNDEN.
Sayın Bakanım bunları bizzat yaşadım. Bize sorarlardı; “Baban nerede çalışıyor? Cevap,“ Vagon Fabrikasında.” Eski adımız öyleydi yani, kısaca ‘ Vagon Fabrikası.’ Logosu da; TCDD. Yeni adı oldukça fiyakalı. Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi AŞ. Logosu da ‘TÜRASAŞ.’ 1950’li yıllarda, yani ilk kurulduğunda yolcu trenleri için vagon yapan bu fabrika, şimdi Hızlı Tren’i raylarla kavuşturmak için gün sayıyor.
Buradan Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdülkadir Uraloğlu’na seslenmek istiyorum. Daha doğrusu bir ricam var. Yakın tarihte banttan çıkacak ilk Hızlı Trenimizin adı, MİTHAT BAYRAK olsun. Okursanız belki hak verebilirsiniz. Adı geçen yer Adapazarı… İşte bu fabrikanın işçilerinden birisi de 1956 Melbourne ve 1960 Roma Olimpiyatları'nda grekoromen güreş 73 kg'da üst üste iki altın madalya kazanmış efsanevi Türk Milli Güreşçisi Mithat Bayrak’tır. Evet Olimpiyat Şampiyonumuz Mithat Bayrak, Adapazarı Vagon Fabrikası’nda Boyahanede bir işçiydi. İşçi olarak maaşını aldığı Boyahanenin Şefi de mahalle komşumuz Eyüp Balaban amcaydı. Mithat Bayrak güreş antrenmanlarını bizlerin Ahmet Bey Bayırı dediğimiz, bugünün adı Maltepe olan bir tepecikte fabrikaya ait bir kulübede yapardı. Galiba o kulübe hala duruyormuş.
Bizler, bazı günler okul dönüşü kendisini oraya gidip izlerdik. Bizi görünce çok sevinirdi. Bazı zamanlarda bizleri de kendi aramızda güreştirirdi. Güler yüzlü bir abimizdi. Bazı zamanlar aralarında İstanbul’dan Hamit Kaplan, Mustafa Dağıstanlı gibi ünlü güreşçilerin de katıldığı güreş karşılaşmaları yapılırdı. Güreşin yapılacağı bir salon olmadığı için fabrikanın yemekhanesi kullanılırdı. Burada masalar birleştirilir ve birbirlerine bağlanırdı. Üstüne birkaç kat minder konurdu. Etrafına da halat çekilir ve ring yapılırdı. Seyredenlerde güreş biraz yüksekte olduğu için rahat seyrederdi. Adapazarı’nda doğan ve 55 kez milli formayı giyen, İki kez Olimpiyat Şampiyonu olan Mithat Bayrak, 1961 yılında Türkiye ile Almanya arasında yapılan anlaşma sonucunda ilk işçi kafilesiyle bu ülkeye gitti. Mithat Bayrak’a Adapazarı Vagon Fabrikası’ndan başka hiçbir kurum sahip çıkmadı. Çaresiz kaldığı için göç etti. Ailesine bakıyordu.
Fabrikadan boyahane işçisi olarak aldığı maaş yetmiyordu. Spor camiası ise adeta vurdum duymazdı. Çaresiz kaldığı için göç etti. Gittiği Alman kenti bu efsane güreşçimize sahip çıktı. Güreş antrenörü ve filli güreşçisi olarak uzun yıllar görev yaptı. Evet Sayın Bakanım tüm bu yazdıklarımın bilgileri Adapazarı Vagon Fabrikası kayıtlarında vardır. O fabrika şimdi Hızlı tren üretimi için hazır. Banttan çıkacak ilk trenin adı işte bu nedenlerle MİTHAT BAYRAK olursa, iki kez Olimpiyat Şampiyonumuz olan Bayrak, Ankara’da ki Güreşçiler Kabristanında huzur içinde olacaktır. Ortaokul ve Lise çağlarım ayrı bir hikaye.
Yukarıda adı geçen Mithat Bayrak’la da Ortaokul dönemlerinde tanıştık. Okula trenle gidip geliyorduk. Okul dönüşü trenden indikten sonra işte o kulübede antrenman yapan Mithat Bayrak’ı izlemeye giderdik. Çok özel anlardı. Sayın Bakanım son olarak şunu belirtmek istiyorum. Bu fabrika 75 yıl önce çok sağlam taşlar üstüne kuruldu. Bu taşlardan birisi de rahmetli babam Vehbi Kaptan’dı Elektrik Uzman Ustaydı. Fabrika açılmadan önce geldi ve elektrik santralını kurdu. Ülkemizin en değerli ustaları getirtildi. TCDD’ye bağlı bu fabrika vagon üretirken, Sivas’ta ki fabrika da lokomotif üretiyordu. Bu nedenle bu fabrikalar Türkiye Cumhuriyeti’nin değerleri arasındadır. Gelişimini şimdi Hızlı Trenle sürdürüyor. Yaşayan bizler de bununla gurur duyuyoruz… Bundan sonrası sayfalar dolusu yazsam bitmez. Burada keselim.
İleride belki üçüncü kitapta yerini bulabilir. Not: Sayın Bakanımız Uraloğlu’nun Hızlı Tren hakkında yaptığı yazılı açıklamayı da okumadan geçmeyelim: "4,5 ayda, 18 bin metrekarelik devasa bir alanda devam eden hızlı tren fabrikamızın yapım çalışmalarında yüzde 55 ilerleme sağladık. Bu yıl içerisinde çalışmalarımızı tamamlayarak fabrikayı hizmete almayı ve ülkemizin hızlı trenlerini bu tesiste üretmeyi hedefliyoruz. Fabrikanın tamamlanmasıyla, 225 kilometre hıza sahip Türkiye'nin ilk hızlı treni başta olmak üzere raylı sistemler alanındaki nice yerli ve milli hızlı tren bu tesiste hayat bulacak. Yüksek hızlı tren setlerimizin üretim, montaj ve test süreçleri tek çatı altında gerçekleştirilecek. Türkiye'nin yerli ve milli tren üretim kapasitesine önemli katkı sağlayacak."












